Yda Center Ofis Tasarımı
Kurumsal ofis iç mimar bakış açısıyla ele aldığımız bu projede, mekanı modern ve sofistike bir estetikle kurguladık. Tasarıma hareket ve dinamizm kazandırmak amacıyla, üç boyutlu yüzeylerden oluşan özel parametrik duvar kaplamalarına yer verdik. Genellikle metal alaşımların tercih edildiği bu formları, mekanın akışkanlığını destekleyecek şekilde işledik. Birbiriyle kesişen ve zarifçe dönüşen hatlardan oluşan bu detaylar, ofis genelinde sürekli bir hareket hissi yaratırken, tercih ettiğimiz gizli ışık bantları ve sarkıt aydınlatma elemanlarıyla da bu modern görünümü kusursuz bir şekilde tamamlamış olduk.
Ofisimizin iç mekan tasarım sürecinde, çağdaş ve sofistike bir atmosfer yaratmayı hedefledik. Bu doğrultuda, mekanın mimari kimliğini güçlendirecek özel parametrik duvar kaplamaları kurguladık. Renk paletimizi oluştururken beyaz, siyah ve turuncu tonlarının dinamik uyumundan faydalandık. Belirlediğimiz bu renk kombinasyonu hem iş ortağımızın kurumsal kimliğini vurgulamakta hem de mekanın genelinde temiz, ferah ve modern ofis tasarımları çizgisine yaraşır bir estetik sunmaktadır.
Karşılama mekanımızda, siyah bir resepsiyon masası ve zıt kontrast oluşturan beyaz bekleme koltukları tercih ettik. Duvar yüzeylerinde uyguladığımız modern grafik desenler, mekana dinamik bir ritim kazandırırken odak noktası oluşturmaktadır. Tasarım felsefemizde işlevsellik ile estetiği hassas bir dengede buluşturarak, ofisimizi hem ekibimiz hem de misafirlerimiz için konforlu ve verimli bir yaşam alanına dönüştürdük. Kurumsal kimliğimizin en kritik duraklarından biri olan bu karşılama bölümünün, ziyaretçilerimize ilk temasta profesyonel ve yenilikçi bir imaj yansıtmasını hedefledik; bu doğrultuda kurguladığımız parametrik formdaki bankomuz, bu vizyonu kusursuz bir şekilde hayata geçirmektedir. Büro dekorasyonu konseptimize kusursuz bir uyum sağlayan bu özel tasarım banko; beyaz ve gri tonlarının hakim olduğu paleti tamamlamaktadır. Akışkan parametrik yüzeyler, mekana hem heykelsi bir estetik katmakta hem de ergonomik çözümler sunmaktadır. Söz konusu banko; konuklarımızın rahatça konumlanabileceği ve bekleyebileceği hacimsel yeterliliğe sahip olmakla birlikte, ofis işleyişi hakkında rehberlik alabilecekleri işlevsel bir danışma noktası olarak da görev yapmaktadır.
Toplantı odamızı resepsiyon ve giriş alanına yakın bir konumda kurguladık. Ergonomik oturma grupları ve konforlu sandalyelerimizle, katılımcıların en üst düzeyde rahatlık hissedebileceği bir akış tasarladık. Alanda entegre teknolojik altyapıyı eksiksiz bir şekilde entegre ederken, gizli ışık bantları ve modern sarkıt aydınlatma elemanlarıyla mekana dinamik bir atmosfer kazandırmış olduk. Ofis iç tasarım süreçlerimizde işlevselliği ve estetiği her zaman ön planda tutuyoruz.
Davinci Enerji ofisi için kurguladığımız bu toplantı odası, yüksek verimliliğe sahip stratejik görüşmeler için kusursuz bir atmosfer sunmaktadır. Projede yer alan konuklarımız, mekanda son derece konforlu ve rahat bir deneyim yaşamaktadır. Ayrıca, mekanın modern çizgiler taşıyan ve işlevselliği ön planda tutan yarı açık tavan konsepti ile gizli ışık bantları, görüşmelerin etkinliğini artırmada kritik bir rol oynamaktadır; bu bağlamda profesyonel iç mekan tasarımı anlayışımızı en üst düzeyde yansıtmış oluyoruz.
Çalışanlarımızın departmanlar arası iletişimini ve sinerjisini en üst düzeye çıkarmak amacıyla projede açık ofis düzenini kurguladık. Ofis genelinde tercih ettiğimiz monokrom renk paleti, ankara ofis iç mimarlık firmaları arasında öne çıkan modern büro tasarımlarımızdan izler taşırken; beyaz ve gri tonların hakimiyetini tavan boyunca konumlandırdığımız şık ışık bantları ile destekledik. Akustik konforu ve çalışan refahını artırmak adına mekanın farklı noktalarına entegre ettiğimiz özel bitkilandırma alanları ve dekoratif yeşil nişler sayesinde, kurumsal kimliğe yakışan doğal bir atmosfer oluşturmuş olduk.
Çalışma alanımızın büyük bir bölümünde konumlandırdığımız transparan cam cepheler sayesinde, mekanımız gün boyu maksimum düzeyde doğal ışık almaktadır. Bu zengin gün ışığı girdisi, ekip arkadaşlarımızın motivasyonunu ve zihinsel zindeliğini doğrudan desteklemektedir. Umut GÜRLER İç Mimarlık olarak, Ankara'da iç mimarlık ofisi kimliğimizle, cephelerden süzülen bu doğal aydınlatmayı kesintiye uğratmamak ve mekanın derinliğini korumak amacıyla mekan kurgusunda modüler cam bölme sistemlerini tercih ettik.
Koridoru, odalar arasındaki geçişi sıkıştırmadan yönlendiren bir hat olarak ele aldık. Sol tarafta meşe saksılı dikey bahçeyi cam bölmenin önüne aldık; yeşilin koridor boyunca sürmesini ve camın arkasındaki odanın nefes almasını istedik. Sağda düşey ahşap çıtalı duvarı turuncu bir eşikle birleştirdik, halıdaki turuncu şeridi de bu hatta bağladık. Tavandaki doğrusal aydınlatmayı koridorun sonundaki kapıya doğru çektik; gün ışığı kapıdan içeri girince yapay ışık yalnızca yolu tamamlasın diye.
Çalışma ofislerinde, mekanın genelinde hakim kıldığımız monokrom renk paletini kesintisiz bir şekilde devam ettirdik. Pastel tonlardaki turuncu rengi entegre ederek, kullanıcılarımızın kurumsal kimliğine ve marka renklerine zarif bir gönderme yapmış olduk.
Yönetici odasını, firmanın işine doğrudan bağlanan bir duvar resmiyle kurduk. Rüzgar türbinini çalışma duvarının ölçeğinde tuttuk; markayı tabelaya sıkıştırmadan odanın içinde görünür kılmak istedik. Misafir oturmasını turuncu berjerlerle çözdük, böylece koyu masa ve konsolun yanında kurumsal rengin tek ve net bir yerde durmasını tercih ettik. Cam bölmenin ardındaki toplantı hacmini tamamen kapatmadık; oda açık ofisten kopmadan kendi sessizliğini korusun diye.
Aynı odada oturma düzenini cepheye çevirdik. İki turuncu berjeri ve aralarındaki sehpayı pencerenin önüne aldık; kısa görüşmelerin masaya geçmeden, gün ışığında yapılabilecek bir mesafede durmasını istedik. Çalışma duvarındaki düşey çizgili kaplamayı sade bıraktık, türbin görselinin arkasında ikinci bir desen yarışmasın diye. Geniş camı perdesiz tuttuk; şehir manzarası odanın derinliğini tamamlasın, aydınlatma ise yalnızca masa üzerini desteklesin diye doğrusal armatürü tavana astık.
Toplantı odalarının dışında, ayakta kalmayan ama resmi de olmayan bir oturma kurduk. Yuvarlak masayı dört berjerle çevreledik; kimsenin masanın başında oturmadığı, herkesin aynı hizada konuştuğu bir düzen tercih ettik. Tavandaki halka aydınlatmayı masanın tam üstüne aldık, konuşmanın yerini ışıkla işaretlemek istedik. Sağdaki düşey çıtalı duvara ekranı gömdük; televizyon ayrı bir mobilya gibi durmasın, yüzeyin içinde kalsın diye. Cam bölmeyle açık ofisi izlenebilir bıraktık, bekleme hissi kapalı bir odaya dönüşmesin istedik.
Yönetici masasını tek bir kıvrımlı siyah yüzey olarak uzattık. Köşeyi keskin bırakmak yerine oturma tarafına doğru yumuşak bir dönüş verdik; misafir, masanın karşısında değil yanında otursun istedik. Arka duvarda ahşap çıta, koyu cam panel ve gizli ışık bandını üst üste bindirdik. Ekranı bu katmanın içine aldık, duvarda ayrı bir çerçeve olarak asılı kalmasın diye. Soldaki oturmayı gri kanepe ve krem berjerle tamamladık; masa başı çalışma ile daha rahat bir görüşme aynı odada, iki ayrı zeminde dursun diye.
Aynı oturmayı bu kez ekran duvarından okuduk. Düşey beyaz çıtaları televizyonun zeminine çevirdik; ekran kapalıyken de duvar boş kalmasın diye dokuyu tüm yüzeye yaydık. Koyu koltuğu açık berjerle karşıladık, uzun beklemede tek tip bir oturma olmasın istedik. Cam kapıyı terasa açtık ve hemen yanında tek bir deri berjer bıraktık; görüşme arasında dışarı çıkılabilen bir eşik tamamlansın diye. Arkada cam toplantı odasını görünür tuttuk, lounge ile resmi masa birbirinden kopuk iki dünya olmasın istedik.
Aynı odayı cepheden kurduk. Şehir manzarasını masanın sağında, boydan camla açık bıraktık; yönetici sırtını manzaraya değil ahşap duvardaki ekrana versin, misafir ise ışığı karşısında görsün istedik. Camın altına uzanan koyu konsolu kitap ve çerçevelerle bitirdik, çalışma yüzeyinin dağılmadan sergilenecek bir kenarı olsun diye. Ahşap çıtaların arasındaki gizli ışığı panelin üstünde ve altında tuttuk, akşam da duvar kendi ışığını taşısın diye. Soldaki yeşil nişi cam bölmenin ardında bıraktık; odanın sert ahşap ve siyah yüzeyleri tek başına kalmasın istedik.
Çalışma katının içine, toplantıya ara verildiğinde dışarı çıkmadan kullanılan bir çay noktası kurduk. L planı koyu dolaplarla sıkı tuttuk, tezgahın dar koridorda yayılmasını istemedik. Sırtlığı mermer desenli bir yüzeyle kapladık ve raf altı ışığı yalnızca bu taşın üzerinde bıraktık; bardaklar ve servis karanlık dolabın içinde kaybolmasın diye. Altta cam kapaklı soğutucuyu tezgahın devamı gibi yerleştirdik. Kapıyı terasa açtık, içecek servisi gerektiğinde dış oturma ile bu nokta birbirini tamamlasın diye.
Cephe boyunca ince ve uzun bir oturma bankosu uzattık. Yüksek sandalyeleri pencereye değil, bankonun iç tarafına dizdik; gün ışığı yüze gelsin, sırt ise koridora dönsün istedik. Üste asılı ahşap teknenin içine sarkan bitkileri yerleştirdik, tavanı alçaltmadan yeşilin banko boyunca inmesini tercih ettik. Sağ duvarı boydan koyu dolapla kapattık, bu hatta depolama görünür raf olarak birikmesin diye. Ray aydınlatmayı bankonun aksında bıraktık, akşam da aynı çizgi okunabilsin istedik.
Aynı bankoyu teras kapısına doğru çevirdik. Ahşap döşeme, çim yüzey ve cam korkuluğu içeriye bağladık; kısa bir aranın kapıdan çıkıp aynı sırada devam edebilmesini istedik. Bankonun ucundaki koyu mutfak nişini görünür tuttuk, kahve ve su için ayrı bir odaya gidilmesin diye. Duvara büyük bir soyut iş astık, uzun koridorun gri dolap yüzeyini tek bir renk lekesiyle tamamlamak istedik. Sarkan bitki teknesini burada da sürdürdük; iki uçtan bakıldığında hattın aynı yer olduğu anlaşılsın diye.
Koridorun daralan yerinde, kapısı olmayan küçük bir çalışma nişi bıraktık. Üst dolapları kapalı, orta rafları ışıklı ve açık tuttuk; kitap görünsün, kişisel eşya ise kapansın istedik. Dizüstü için köşe bir tabla ve tek bir yivli puf yetti, burası ikinci bir oda olmasın diye. Halıdaki turuncu şeridi nişin içine kadar çektik, koridordaki yönlendirme burada kopsun istemedik. Yan duvarları boydan gri dolapla kapattık, dar hacim dağınık raflarla daha da daralmasın diye.







